ENDÜLÜS BENÎ AHMER DEVLETİ

Endülüs Emevî Devleti yıkıldıktan sonra, Endülüs'te M.1233 târihinde başkenti Gırnata olan Endülüs Benî Ahmer Devleti kuruldu. Bu devlet de Endülüs Emevîleri gibi ilim ve fen alanında çok ileri gitmiş, en yüksek ilim merkezi olmuştur. Bu devletin en mühim şehirlerinden biri olan Gırnata'nın El-Hamrâ sarayında devrin en büyük kütüphânesi kurulmuştur.

Benî Ahmer Devleti uzun zaman, Hıristiyan istilâsına karşı durabildi. Ancak Aragonya kralı Ferdinand ile Kastilya kraliçesi İzabella evlenerek müslümanlara karşı güç birliği yapınca bunlara karşı koyamayan Endülüs Benî Ahmer Devleti'nin son hükümdarı Abdullah Sağir, Osmanlı hükümdârı II. Bâyezid'den yardım istedi. Sultan II. Bâyezid, Cem Sultan vak'ası ve donanmasının kâfi olmaması yüzünden yardım edemedi.

Abdullah Sağir, Hıristiyan krallarla bir anlaşma yaparak vire (serbestçe gitmesi şartı) ile teslim oldu. Akdedilen muâhede ve teslim şartlarına göre Müslümanlara fenâ muâmele edilmeyecekti. Bu şartlara ancak iki hafta uyuldu. Daha sonra Müslümanlara yapılmadık ezâ ve cefâ kalmadı.

Cihadı terk ederek, zevk ve sefâ ile saltanat sürmek sevdâsına kapılan hükümdâr, memleketini düşmanlara bırakarak anası ve maiyeti ile birlikte Gırnata'dan uzaklaşırken şehri ebediyyen gözden kaybedeceği bir yol dönemecine gelince son olarak bir daha bakmak istedi. Geriye baktığında batmak üzere olan ikindi güneşinin ışıkları, sanki muhteşem şehrin altın yaldızlı kubbelerini, El-Hamrâ sarayının saçaklarını tutuşturmuştu. Terk edilmiş koca mâmûre, ışıkla altının, servetle debdebenin kucaklaşması halinde, ufka serilmiş yatıyordu. Bu hazin manzara karşısında Abdullah Sağir göz yaşlarını tutamadı, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

Yıllarca, oğlunu gaflet uykusundan bir türlü uyandıramamış olan anası, onun bu göz yaşları karşısında tarihe mal olan şu meşhur sözünü söylemişti: "Ağla utanmaz ağla. Erkekçesine vatanını, dînini, müdâfaa ve muhâfaza etmeyenlere, kadınlar gibi ağlamak yaraşır."

Müslüman memleketlerini işgal eden Hıristiyanlar haçlı taassubu ile İslâm medeniyetinin bu en güzel şehrini yakıp yıktılar. Sanat harikası câmileri tahrip ettiler. 500 bin el yazması eser Ferdinand tarafından yaktırıldı.

Fazilet Takvimi